hayata dair,islami,denmeler,birzerre,hayata gülümse, BİR ZERRE Sevgili Ramazan;
Kaç zamandır içimdesin. Seni beklemede yüreğim; umut, sevinç ve önü alınmaz bir kaygıyla.
Her seferinde aynı ÅŸey oluyor, seni bulmakla kaybetmek sanki aynı zamanda olup bitiyor. GeliÅŸinle gözüm gönlüm aydınlansın, ruhum nefes alsın, imanım ÅŸifa bulsun, günlerimin düzeni tatlı bir huzurla altüst olsun istiyorum. Ve korkuyorum, seni uÄŸurladıktan sonra yine “keÅŸke” demekten. Bir ÅŸey yapmalı diyorum, daha önce hiçbir ramazanda yapmadığım bir güzellik olsun bu. Öncekilere ek, daha farklı bir iÅŸ, bir hal, bir lezzet…
İnsanlar senin için hazırlık yapmaktalar. İftarlık misafirleri için evini ocağını temizlik bombardımanına tutanlar; ramazana hazırlık için son günlerini kebap, lahmacun..sefasıyla geçirenler; nerelerde ve kimlerle iftar edeceğinin listesini önceki ramazandan belirleyenler; aç geçecek, acıklı, mahzun günleri düşünerek günler öncesinden kendini kahredenler.
Haramla helali bazen o kadar güzel ve masum harmanlıyoruz ki aklım şaşıp kalıyor. Bir yanda büyük ihtişamlı camilerimizde arınmak için kılınan teravihler; diğer yanda kültürlenmek adına kitap fuarları, ramazan eğlenceleri. Teravihle arınan müminler, kültürlenmek için gezilen fuarlarla çoğu zaman yeniden kirlenirler. Ki bu fuarları bilen bilir, teravih çıkışları iğne atsanız yere düşmez. Kitap fuarlarında kadınlı erkekli birbirine sürtünerek yürümeye çalışan kültürlü kalabalık, biraz önce teravihle arınmış müminler topluluğudur aslında.
Ayrıca caddeler, meydanlar da sana hazırlanmakta, ışıl ışıl oldular sen geliyorsun diye. Ama bilirim sen hoşlanmazsın böyle fiyakalı işlerden.
Sahi ne zamandan beri Allah’a yaklaÅŸma, günahlardan arınma ayı olan sen, eÄŸlenceyle birlikte anılır oldun? Ey Güzel Ramazan, ramazan eÄŸlenceleri adı altında insanlar konserler verip tempo tutarken, konuÅŸmalar düzenlerken, ateÅŸ yutan adamlar aÄŸzı açık kalabalığa gösteriler sunarken, mümin ve mümineler nargile çadırlarında nargile tüttürürken, yıl boyunca yaptığımız gevezelikler yetmezmiÅŸ gibi; sohbet çadırları adı altında saatler boyu malayani konuÅŸmalar uzayıp giderken, fuar içindeki satış reyonlarına abanmış, alışveriÅŸ hastalığına tutulmuÅŸ insan kalabalıklarını görürken ne düşünüyorsun bizim için? İşte bu yüzden seni incitmekten çok korkuyorum. Kokuyorum; bir zaman gelip, yine biz oyun eÄŸlencedeyken, bereketini de alıp, aramızdan uzaklaşıp gideceksin diye.
Merak ediyorum seninle sıkı dostluk kurmuş insanlar nasıl karşılar seni, ne yaparlar sen aramızdayken ve nasıl memnun ederek uğurlarlar seni. Kulağıma fısıldasan diyorum bu esrarı.
Seninle geçen her anın kıymetini mi bilmeye çalışırlar? Dilleri hiç durmaz mı zikir mi ederler hep? Ya da hep bağışlanma mı dilerler yana yakıla? Ne bileyim belki de daha çok rüku daha çok secde ederler. Belki de bizim gibi sahura kalkmamak için kırk dereden su getirmezler, zaten ayaktadırlar. Alışık olunanın dışında erken yatmışlardır kim bilir? Düşünüyorum da sadece yemekten içmekten kesilmezler bizim gibi, günaha bakmaktan, günahı duymak ve konuşmaktan da kesilirler belki? Adı itikaf olan çoğumuzun tanışmadığı bu ibadeti o insanlar mı yaşatır acaba? Belki de Ramazanı Kuran ayı bildiklerinden; kuranla yatıp, kuranla kalkarlar kim bilir? Bu insanlar çok yemekten hazımsızlık yaşayıp, soda içmek zorunda kalmayanlardır belki de. Duyuyorum; bazı insanlar cömertlikte coşarmış sen gelince bereketleneceğinden emin olarak dağıtırlarmış, bizim gibi kuruşun hesabını yapmadan.
Diyorum ki; bu Ramazan iÅŸte bu ramazan o insanlarla tanışsam, hemhal olsam, halleri üzerime sinse, onlardan biri oluversem ve arınsam. Gelecek yıl tekrar kavuÅŸmak ümidiyle seni güler yüzle yolculasam…
radyo mercanda hayata gülümse programını sunuyorum.istedimki nurda sizlerle güzel bir ortamda yazılarımı paylasabileyim...tıpkı birzerre.blogcu.com da olduğu gibi....
Turkiye'nin ilk Flash Blogunda Muzik,Fotograf ve Yazi bulusuyor!flash bloghayata dair,islami,denmeler,birzerre,hayata gülümse,